Genel

Vemberi efendi kimdir? Payitaht dizisindeki Vambery efendi

  Genel    1 Ekim 2018
Yorum Yok

Osmanlı devletinde özellikle de Osmanlı’nın son padişahlarından olan Sultan Abdülhamit Han dönemi sancılı geçmiştir. Batılı devletlerin Osmanlı devleti üzerindeki planları ve iç çekişmelerle yönetimi hedef almaları sonucunda Doğu Anadolu bölgesinde Ermeniler Rusya’nın desteği ile iç karışıklıklar çıkartmıştı.

Tamda o dönemlerde yurt dışından, özellikle de batıdan Abdülhamit Han ile görüşmek için geliyordu. Bunların büyük çoğunluğu da ajanlardı. Payitahta yani başkent İstanbul’a Sultan ile görüşmek için gelenlerden biri de Vambery veya Vemberi efendi olarak bilinen bir İngiliz ajanıydı. Sultan, Vambery efendinin İngiliz ajanı olduğunu biliyordu. Ancak Sultan, Vambery efendiyi Ruslarla dengeyi kurmak için kullanmaya gayret etmişti.

Türkiye’nin en çok izlenen dizilerinden biri olan Payitaht Abdülhamit dizisi tarihi olayları günümüze aktararak Sultan Abdülhamit dönemine ışık tutuyor. Bu dizide tarihte gerçekten yaşamış ve tarihe önemli etkisi olmuş olan insanlar canlandırılıyor. Zaman zaman canlandırılan tarihi kişilikler çokça merak edilerek araştırılıyor. Bu isimlerden biri de Payitaht dizisinde yer alan Vambery efendidir. Diziyi izleyen vatandaşlar internet üzerinden Vambery efendi kimdir? Vemberi efenedi kimdir? şeklinde araştırmalar yapıyor. Peki, Venberi kimdir? Vambery amca kimdir? Arminius Vambery

REŞİT EFENDİ İSMİNİ KULLANDI

Tam adı Arminius Vambery olan, Macaristan’da dünyaya gelmiş ve Yahudi asıllı biridir. Avusturya-Macaristan imparatorluğunda Yahudi kayıtları tutulmadığından tam doğum tarihi bilinmemektedir. Öte yandan, Vambery efendi ile ilgili araştırmalar yapan Mim Kemal Öke, Vambery efendinin tahmini 1831-1832 yıllarında doğduğunu söylüyor. Yine Öke’nin araştırmalarına göre, Vambery efendinin babası pek çalışmayan ve işe yaramayan bir insandı. Bu yüzden çocukluk dönemi yokluk ve yoksulluk içinde geçmiştir. Yaşadığı bölgede dışlanması nedeniyle burada yaşayamayacağını anlayarak başka topraklar aramaya başlamıştır. Ve sonunda yolu İstanbul’a düşer.

Çocukluk yaşından beri çok akıllı ve dil öğrenmede üstün yetenekli olması sayesinde bir çok dili kolayca öğrenen Vambery efendi İstanbul’a geldiği zaman meddahlık yapar ve özel dersler verir. Bu sırada da Osmanlının dilini ve kültürünü çok kolaylıkla öğrenme fırsatını bulur. Çok dil bilmesi ve kurduğu ilişkiler sayesinde Hariciye Nezaretinde (Osmanlı döneminde Dışişleri Bakanlığına denk bir devlet kurumu) tercüman olarak işe başlar.

Osmanlı hakkında oldukça detaylı bilgi sahibi olan Vambery efendi Macaristan’a giderek Osmanlı hakkında konferanslar bile verir. Vambery efendi daha sonra derviş kıyafetleri ve Reşit efendi adıyla Asya seferlerine katılır. Hatta bu dönemden paylaştığı ilginç hatırları vardır. Vambery efendi Rusların Osmanlı askerlerini afyona alıştırdığını iddia eder. Bu şekilde Osmanlı ile girilen savaşlarda Ruslar kolaylıkla başarılı oldular yorumunda bulunuyor.

Ruslar bu dönemde ulaştıkları Vambery efendiye Ruslar adına casusluk yapması için teklifte bulunur. Vambery efendi, “Çarlığın tüm hazinelerini cebime doldursanız, yine Rusya’ya duyduğum düşmanlığı silemezsiniz.” şeklinde yanıt vererek teklifi reddeder.

PADİŞAHLA İLK BULUŞMA

Rusların ajanlık teklifini reddeden Vambery efendi İngilizlerin ajanı olarak ilk kez 1889 yılında Sultan ile görüşüyor. Öte yandan Öke bu buluşma için şu yorumda bulunuyor: “Vambery, II. Abdülhamid gibi vesveseli ve herkesten kuşkulanan, idaresi zor bir padişahın güvenini kazanmış tek yabancıydı.”

 

Burada Sultan’ın kız kardeşi Fatma hanıma perde arkasından özel Fransızca dersi veren Vambery efendi İstanbul’da kendini evinde gibi ve rahat hissetmektedir. Vambery efendi, hatıralarında çok sevdiği bu ülkenin sıkıntılarına da kayıtsız kalamayacağını anlatıyor. Öte yandan, Vambery efendi ile Sultan’ın görüşmelerinde genel konuşmalar İngiltere’nin Mısır politikası üzerinde şekillenmiştir. Sultan, Süveyş Kanalı ile 1882 yılından sonra İngilizlerin Mısır’da yürüttüğü çalışmalardan rahatsız olduğunu dile getirmiştir. Ayırca Abdülhamid, Vambery efendi ile yaptığı görüşmelerde Mısır meselesini şöyle açıklıyor: “Mısır hadisesi dururken ve bu iyi ilişkilere girmek istediğim hükümet bu davranışı ile beni tüm Müslüman dünyasında ve halkımın önünde gururumu kırmışken nasıl yaparım? Ben bu şekilde aşağılanmayı kabul edemem.”

İngiltere’nin Mısır politikasından hoşnut olmayan Abdülhamid, İngiliz ajanı Vambery’e İngiltere’nin ikili oynadığını söylüyor. (S.45) Vambery, II. Abdülhamid ile birkaç görüşmesinde ısrarla casus olmadığını, gönüllü olarak Türk-İngiliz ilişkilerini düzeltmeye çalıştığını açıklamaya çalıştıysada Abdülhamid bu duruma inanmıyor.

“TÜM DİKKATİNİ İSLAM’A VEREN PADİŞAH”

Sultan Abdülhamit ile çok kez görüşen Vambery efendi bu konuşmalar sırasında geçen diyalogları ve Sultan ile ilgili görüşlerine hatıralarında yer vermiştir. Mim Kemal Öke’nin kitabında yer alan bilgilere göre, Vambery efendi Sultan için “Padişahın zihinsel özelliklerine gelince, onu fazlasıyla zeki ve uyanık buldum. Hazırcevap olmasına rağmen, görüşlerini ancak inceden inceye düşünüp taşındıktan sonra danışmanlarının fikirlerini aldıktan sonra ifade eder. Türkçesi halk diline yakın olup, Osmanlıcanın inceliklerinden yoksundur. İslam’a tüm dikkatini veren ilk Osmanlı padişahıdır. Batı bilimlerinde ise eğitimi çok zayıftır. En ince ayrıntısına kadar Avrupa politikalarından haberdardır. O benim hayatımda tanıdığım en kurnaz Doğuludur.” ifadelerini kullanmıştır.

Öte yandan Sultan ile gerçekleştirdiği görüşmelerde istediklerini elde edemeyen Vambery efendi, İngiltere’ye Osmanlı topraklarını, dilini ve kültürünü iyi bile ajanlar kullanmasını öneriyor. Vambery efendi gönderdiği mektuplarda Osmanlı padişahlarının iktidara geldiklerini ancak müktedir olamadıklarını ve Abdülhamit’in bu durumu lehine çevirdiğini anlatıyor.

“ABDÜLHAMİT DEVRİLMELİ”

İngiltere ile yaptığı yazışmalarda gelişmeler üzerine Vambery efendinin kullandığı dilinde gittikçe değiştiğini ve sertleştiğini görüyoruz. Özellikle yaşanan sorunlarda Sultanın İngiltere aleyhine bulduğu çözümler Vambery efendinin İngiltere’ye şu şekilde seslenmesine sebep olacaktır: II. Abdülhamid devrilmeli. İngilizler, Osmanlı Devleti’nin dağılmasını hızlandırıp, muhalefeti usulüne uygun bir biçimde desteklemeli. İngilizler politikasını aleni bir şekilde değiştirince Abdülhamid’in de tavrı sertleşiyor.

260 okunma

Etiketler : , , , , , ,

  Benzer Yazılar


  Yorumlar

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Bu yazıya henüz yorum yapılmamıştır, yazı hakkındaki düşüncelerinizi paylaşmaktan çekinmeyin.